İngilizce Birlike Kullanılan Kelimeler Collocations Verbs

Türkçe'de olduğu gibi İngilizce'de de her zaman birlikte kullanılan bazı kelimeler vardır. Bunlar zamanla kalıp haline gelmiş olup, doğru cümle yapısı için birlikte kullanılmaları şart olan kelime öbekleridir.

Türkçe'de olduğu gibi İngilizce'de de her zaman birlikte kullanılan bazı kelimeler vardır. Bunlar zamanla kalıp haline gelmiş olup, doğru cümle yapısı için birlikte kullanılmaları şart olan kelime öbekleridir.

Bunların yerine aynı anlama gelen başka bir kullandığınızda kulağa hoş gelmez ve doğru kullanım olarak görülmezler. 

Örneğin; Bir durumu anlatırken "Ucuz Kurtulmak" yerine Hesaplı Kurtulmak" demeyiz, diyemeyiz. İngilizcede de böyledir. Hızlı yağan bir yağmuru ifade ederken "The fast rain" kullanmak doğru olurken bu anlamı verdiğini düşündüğünüz "The quick rain" öbeğini kullanamazsınız.

Birlikte kullanılan kelimeleri anlamak ve doğru şekilde kullanmak için ezberlemek yerine İngilizce kitap, dergi, yazı, makale vb. okumanız gerekir. Bu sayede cümle içinde nasıl birlikte kullanıldıklarını, hangi anlam için hangi kelimelerin beraber kullanıldığını doğru bir şekilde öğrenebiliriz.

İngilizce'de Collocations olarak adlandırılan Do, Have, Make, Take, go, pay ve Get ile birlikte kullanılan kelimeleri sizler için derledik.

Have

Have a bath Banyo yapmak

Have a drink (cola, water) Bir şey içmek

Have a good time İyi vakit geçirmek

Have a haircut Saçını kestirmek

Have a holiday Tatile çıkmak

Have a problem Bir sorunu olmak

Have a relationship Bir ilişkisi olmak

Have a rest Dinlenmek

Have lunch Öğle yemeği yemek

Have sympathy Halini anlamak

Do

Do business İş yapmak

Do nothing Hiçbir şey yapmamak

Do someone a favour Birine iyilik yapmak

Do the cooking Yemek yapmak

Do the housework Ev işleri yapmak

Do the shopping Alışveriş yapmak

Do the washing up Bulaşık yıkamak

Do your best Elinden geleni yapmak

Do your hair Saçlarını apmak

Do your homework Ödev yapmak

Take

Take a break Ara vermek

Take a chance Denemek / şansını kullanmak

Take a look Göz atmak

Take a rest Dinlenmek

Take a seat Oturmak

Take a taxi Taksi tutmak

Take an exam Sınava girmek

Take notes Not tutmak

Take someone's place Birinin yerini almak

Break

Break a habit Alışkanlığı bırakmak

Break a leg Bacağı kırmak

Break a promise Sözü tutmamak

Break a record Rekor kırmak

Break a window Cam kırmak

Break someone's heart Birinin kalbini kırmak

Break the ice Buz kırmak

Break the law Kanun çiğnemek

Break the news to someone Birine kötü haber vermek

Break the rules Kuralları çiğnemek

Pay

Pay a fine Para cezası ödemek

Pay attention Dikkat etmek

Pay by credit card Kredi kartı ile ödemek

Pay cash Nakit ödemek

Pay interest İlgi göstermek

Pay someone a compliment İltifat etmek

Pay someone a visit Ziyaret etmek

Pay the bill Hesabı ödemek

Pay the price Ücreti ödemek

Pay your respects Saygı göstermek

Save

Save electricity Elektrik tasarrufu

Save energy Enerji tasarrufu

Save money Para biriktimek

Save someone a seat Yer tutmak

Save someone's life Hayat kurtarmak

Save something to a disk Diske bir şey kaydetmek

Save time Zaman kazanmak

Come

Come close Yaklaşmak

Come complete with Bitirmeye az kalmak

Come direct Düz gelmek

Come early Erken gelmek

Come first İlk gelmek

Come into view Görüş alanına girmek

Come last Son gelmek

Come late Geç gelmek

Come on time Zamanında gelmek

Come prepared Hazırlıklı gelmek

Come right back Geri geri gelmek

Come second İkinci gelmek

Come to a compromise Uzlaşmaya varmak

Come to a decision Karara varmak

Come to an agreement Anlaşmaya varmak

Come to an end Sona gelmek

Come to a standstill Duraklamak

Come to terms with Kabul etmek

Come under attack Saldırıya uğramak

Go

Go abroad Yurtdışına gitmek

Go astray Yoldan çıkmak

Go wrong Yanlış yapmak

Go bad Kötü gitmek

Go bald Kel olmak

Go bankrupt İflas etmek

Go blind Kör olmak

Go crazy Delirmek

Go dark Kararmak

Go deaf Sağır olmak

Go fishing Balığa gitmek

Go mad Delirmek

Go missing Kaybolmak

Go on foot Yürüyerek gitmek

Go online Çevrimiçi olmak

Go out of business İflas etmek

Go overseas Denizaşırı gitmek

Go quiet Sessizleşmek

Go sailing Gemi yolculuğuna gitmek

Go to war Savaşa girmek

Go yellow Sararmak

Make

Make a difference Fark yaratmak

Make a mess Karmaşa yaratmak

Make a mistake Hata yapmak

Make a noise Gürültü yapmak

Make an effort Çaba göstermek

Make furniture Ev eşyası yapmak

Make money Para kazanmak

Make progress İlerlemek

Make room Yer açmak

Make trouble Sorun çıkarmak

Catch

Catch a ball Topu yakalamak

Catch a bus Otobüsü yakalamak

Catch a chill Soğuk almak

Catch a cold Nezle olmak

Catch a thief Hırsız yakalamak

Catch fire Alev almak

Catch sight of Gözüne ilişmek

Catch someone's attention Birinin ilgisini çekmek

Catch someone's eye Dikkatini çekmek

Catch the flu Gribe yakalanmak

Get

Get a job İşi almak

Get a shock Şok olmak

Get angry Kızmak

Get divorced Boşanmak

Get drunk Sarhoş olmak

Get frightened Korkmak

Get home Eve varmak

Get lost Kaybolmak

Get married Evlenmek

Get nowhere Başarısız olmak

Get permission İzin almak

Get pregnant Hamile kalmak

Get ready Hazırlanmak

Get started Başlamak

Get the impression Etki uyandırmak

Get the message Mesajı almak

Get the sack Kovulmak

Get upset Üzülmek

Get wet Islanmak

Get worried Endişelenmek

Hemen ücretsiz bilgi alın!

Kurslar hakkında bilgi almak istiyorsanız lütfen aşağıdaki butona basarak bilgilerinizi giriniz